25 Aralık 2008 Perşembe
15 Aralık 2008 Pazartesi
whom
yarın sabah yedi otuzaltı itibarıyle sarı antenlerim olucak tepemde..dikkat otuzbeş değil otuzaltı..
sonra yarın alışverişe gidicem marangoz çantası almaya..kerpeten çıkar mı içinden acaba??
yarın buluda gidicem bir de, harika mıyım değil miyim sormaya zaten işime gelenleri sorabilirim ancak ben...belki halilede uğrarım az biraz sinirimi bozmaya..yarın yine sinir olucam ben 'neden ben' diye..yarın bünyemi yine soru işaretleri kaplıcak...yarın yine b planlarım olucak..yarın film izlicem belki romantik komedi...yarın el öpücem, alttan alıcam, sabredicem, bu bana bir ay yeter dicem belki..yarın kocaman bir kahve içicem iki elimle tutup fincanı, hem belki ıhlamur içicem iadeyi ziyaret yapıp, yarın yine gerekli gereksiz birilerini görücem, eksi birlerde artı dörtlerde gezicem, yarın yine gülücem, yine çook konuşucam, yine çenem ağrıcak, yarın yine uyanıcam sonra yine uyuyucam...
sonra yarın alışverişe gidicem marangoz çantası almaya..kerpeten çıkar mı içinden acaba??
yarın buluda gidicem bir de, harika mıyım değil miyim sormaya zaten işime gelenleri sorabilirim ancak ben...belki halilede uğrarım az biraz sinirimi bozmaya..yarın yine sinir olucam ben 'neden ben' diye..yarın bünyemi yine soru işaretleri kaplıcak...yarın yine b planlarım olucak..yarın film izlicem belki romantik komedi...yarın el öpücem, alttan alıcam, sabredicem, bu bana bir ay yeter dicem belki..yarın kocaman bir kahve içicem iki elimle tutup fincanı, hem belki ıhlamur içicem iadeyi ziyaret yapıp, yarın yine gerekli gereksiz birilerini görücem, eksi birlerde artı dörtlerde gezicem, yarın yine gülücem, yine çook konuşucam, yine çenem ağrıcak, yarın yine uyanıcam sonra yine uyuyucam...
11 Aralık 2008 Perşembe
üç .
saat üç ayaktasın
uyku tutmamış yine
ne yazıyorsun kara kara
beyazlar üstüne
kalem biter hiç güvenme tükenmez diye
hayat bile sona erer günün birinde
sen hiç yalnız kalmadın mı?
kalabalığın içinde
derdine derman aramadın mı?
şişelerin dibinde
sözler sahteymiş,
çek kendini adım adım
yüzler belliymiş
yağmurlarda(!) aradığın
bulamadığın
üşenmişsin
hikayeni baştan anlatmaya
faydasi yok
nefesini gecmişle yormaya
itiraf et seviyorsun hüznü kederi
acı besler uyandırır
bosvermiş bünyeyi
...
yazar öyle demiş , ben onun yalancısıyım!
10 Aralık 2008 Çarşamba
h-iki-o
keşke bende herkes gibi SADECE ; insan vucudunun ve dünyanın dörte üçünün suyla kaplı olduğunu , günde iki litre su içmem gerektiğini , makarna yaparken su kaynadıktan sonra tuzunu atmam gerektiğini , içme suyu şişelerindeki yaldızlı çizgilerin işlenmiş su olduğunu belirttiğini bilseydim..
keşke SADECE ; su muhallebisinin plastik tadında olduğunu, su topunun amerikan özentisi bir spor olduğunu, sulak arazilerde pirinç yetiştirildiğini, göl ve denizlerdeki suların buharlaşarak yağmur olduğunu, su tabancasının çok eğlenceli bir oyuncak olduğunu, sudan sebeplerin bile insanın canını çok sıktığını, pınar altuğunun dogucak kızının adının su olduğunu, okyanus ortasında kalırsam tuzlu suyu içmemem gerektiğini, deniz sekinin bir şarkısının adının su olduğunu bilseydim de...
oksijen atomunun iki yanında yüz dört buçuk derece açı oluşturacak şekilde bağlanmış iki hidrojen atomu bulduğunu, iyonik olarak bir hidrojen iyonuna bağlanmış bir hidroksit iyonu olduğunu bilmeseydim..
keşke suyun karbonil grubuna arkadan saldırdığını, bünyesindeki hidrojeni proton transferiyle verdiğini, karbondioksit kalıtıları ile tadının acılaştığını, yağla karıştığında hidrofobik bir madde olduğunu, suyun polar olduğunu, alkolü asidik ortamda ısıtırsam ondan su çıkartıp alken yapabiliceğimi bilmeseydim..
keşke su benim için daha masum kalsaydı!
keşke SADECE ; su muhallebisinin plastik tadında olduğunu, su topunun amerikan özentisi bir spor olduğunu, sulak arazilerde pirinç yetiştirildiğini, göl ve denizlerdeki suların buharlaşarak yağmur olduğunu, su tabancasının çok eğlenceli bir oyuncak olduğunu, sudan sebeplerin bile insanın canını çok sıktığını, pınar altuğunun dogucak kızının adının su olduğunu, okyanus ortasında kalırsam tuzlu suyu içmemem gerektiğini, deniz sekinin bir şarkısının adının su olduğunu bilseydim de...
oksijen atomunun iki yanında yüz dört buçuk derece açı oluşturacak şekilde bağlanmış iki hidrojen atomu bulduğunu, iyonik olarak bir hidrojen iyonuna bağlanmış bir hidroksit iyonu olduğunu bilmeseydim..
keşke suyun karbonil grubuna arkadan saldırdığını, bünyesindeki hidrojeni proton transferiyle verdiğini, karbondioksit kalıtıları ile tadının acılaştığını, yağla karıştığında hidrofobik bir madde olduğunu, suyun polar olduğunu, alkolü asidik ortamda ısıtırsam ondan su çıkartıp alken yapabiliceğimi bilmeseydim..
keşke su benim için daha masum kalsaydı!
6 Aralık 2008 Cumartesi
hakkımda
ÖNCE...
doğmuş ; ağlamış..
SONRA...
büyümüş ; doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
DAHA SONRA...
büyümüş ; yürümüş, oynamış, sormuş, eğlenmiş, doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
DAHA DA SONRA...
büyümüş ; okumuş, anlamış, dinlemiş, yazmış, çizmiş, çalışmış, sevinmiş, üzülmüş, oturmuş, kalmış, koşmuş, gezmiş, tozmuş, yemiş, içmiş, düşünmüş, sarılmış, sevmiş, beğenmiş, korkmuş, sabretmiş, istemiş, yapmış, bilmiş, ''ama hep bilmiş =)'', beklemiş, yürümüş, oynamış, sormuş, eğlenmiş, doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
...zormuş!
doğmuş ; ağlamış..
SONRA...
büyümüş ; doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
DAHA SONRA...
büyümüş ; yürümüş, oynamış, sormuş, eğlenmiş, doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
DAHA DA SONRA...
büyümüş ; okumuş, anlamış, dinlemiş, yazmış, çizmiş, çalışmış, sevinmiş, üzülmüş, oturmuş, kalmış, koşmuş, gezmiş, tozmuş, yemiş, içmiş, düşünmüş, sarılmış, sevmiş, beğenmiş, korkmuş, sabretmiş, istemiş, yapmış, bilmiş, ''ama hep bilmiş =)'', beklemiş, yürümüş, oynamış, sormuş, eğlenmiş, doymuş, uyumuş, gülmüş, ağlamış..
...zormuş!
sıfır dokuz
...
uyandığım bu sabaha gözlerin bakmaz mı?
beklenen gün geldi , açtı laler beyaz
uzakları hayal eder , tuttuğu avucunda
söz durdu , artık ben ve sen ve uçsuz zamanım..
sakince teşekkür ederim! =)
uyandığım bu sabaha gözlerin bakmaz mı?
beklenen gün geldi , açtı laler beyaz
uzakları hayal eder , tuttuğu avucunda
söz durdu , artık ben ve sen ve uçsuz zamanım..
sakince teşekkür ederim! =)
4 Aralık 2008 Perşembe
şemsili kız
Şemsiye çok sıradan bir nesnedir. O insanları güneşten ve yağmurdan korur sonra katlanarak kolay taşınır. Buraya kadar hemfikiriz değil mi??
Ama şemsiyeler ilk zamanlarda sıradan bir nesne değilmiş ,asillik veya büyüklüğün işaretiymiş öyle ki bazı kabilelerin simgesiymiş...
Benim içinde şemsiyeler çok özel..ama anlatmayacağım öyle uzun uzun nedir ne değildir diye..sadece diyeceğim ki budur... =)
Ama şemsiyeler ilk zamanlarda sıradan bir nesne değilmiş ,asillik veya büyüklüğün işaretiymiş öyle ki bazı kabilelerin simgesiymiş...
Benim içinde şemsiyeler çok özel..ama anlatmayacağım öyle uzun uzun nedir ne değildir diye..sadece diyeceğim ki budur... =)
ıssız ada'mmış!
birçok kişi ağlamış..neden? bence onlar hayatlarının bir yerinde , 'ada' ya da 'alper' olmuşlar..
ıssız ada'm dan bana kalanlar...
yoo hayır herkes gibi gözyaşı değil daha çok kızma , üzülmeyle karışık öfke..ben istemedim zaten onlar birbirlerine kavuşsun..olmazdı..
neyimi en çok sevdim?..öyle bir cümle vardı ki tam yerinde...
''karda donmak üzeresin ; uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında bile değilsin...''
acaba insanın başına geldiğinde bu cümleyi kurabilir mi gerçekten..daha iyi anlatılamaz hissedilen sanırım...
hııı birde en sevdiğim sahne...kızın bir yandan dolmaları yiyip bütün gevezeliğiyle birşeyler anlatmaya çalışırken, 10sn önce öptüğü kıza ' ben ayrılmak istiyorum' diyen çocuk...önce sakinlikle durumu karşılama hatta meyve suyundan bir yudum alma sonra kalanını da bitirme...ağlama...sorgulama...sonra çıldırma ve çekip gitme..ama hayır geri dönme , içeriye bakar gibi yapılıp atılan o tokat... anlamazdın anlamazdın kadere inanmazdın...
playlistime eklenmiş daha önce hiç duymadığım ve dinlemediğim 4 şarkı ... 'tutsana ellerimi' , 'yalnızım ben' , 'anlamazdın' , 'bana yalan söylediler'...dinliyorum artık..hatta şimdi..
bana kalan bunlar..hayatımın filmi diyemem ama kalmış işte bana da birşeyler...
ve o zaman benden de bir 'son söz' ; çevrede bu kadar çok ''alper'' varken,''ada'' olmak nerdeyse kaçınılmazdır...
ıssız ada'm dan bana kalanlar...
yoo hayır herkes gibi gözyaşı değil daha çok kızma , üzülmeyle karışık öfke..ben istemedim zaten onlar birbirlerine kavuşsun..olmazdı..
neyimi en çok sevdim?..öyle bir cümle vardı ki tam yerinde...
''karda donmak üzeresin ; uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında bile değilsin...''
acaba insanın başına geldiğinde bu cümleyi kurabilir mi gerçekten..daha iyi anlatılamaz hissedilen sanırım...
hııı birde en sevdiğim sahne...kızın bir yandan dolmaları yiyip bütün gevezeliğiyle birşeyler anlatmaya çalışırken, 10sn önce öptüğü kıza ' ben ayrılmak istiyorum' diyen çocuk...önce sakinlikle durumu karşılama hatta meyve suyundan bir yudum alma sonra kalanını da bitirme...ağlama...sorgulama...sonra çıldırma ve çekip gitme..ama hayır geri dönme , içeriye bakar gibi yapılıp atılan o tokat... anlamazdın anlamazdın kadere inanmazdın...
playlistime eklenmiş daha önce hiç duymadığım ve dinlemediğim 4 şarkı ... 'tutsana ellerimi' , 'yalnızım ben' , 'anlamazdın' , 'bana yalan söylediler'...dinliyorum artık..hatta şimdi..
bana kalan bunlar..hayatımın filmi diyemem ama kalmış işte bana da birşeyler...
ve o zaman benden de bir 'son söz' ; çevrede bu kadar çok ''alper'' varken,''ada'' olmak nerdeyse kaçınılmazdır...
2 Aralık 2008 Salı
welcome!
heeyy ben geldim! hatta daha doğrusu 'ben de' geldim =) evet, kendime profil fotoğrafı seçerken anlamam gerekirdi ama tıklıya tıklıya buralara kadar geldim, açmam gerekiyormuş demek! yazıcaklarım varmışta benim haberim yokmuş, ya da varmış...
ee o zaman bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde çooook uzaklarda bir kız yaşarmış..ismimi ne? hmm japoncayı her ne kadar sevmesede biz kendisine 'chidojimiku' diyelim...ve her nekadar çooook uzaklarda dediysekte, artık onun ne zaman canı birşeyler yazmak, söylemek isterse koşup buraya gelicekmiş..ee burdan ilgililere duyrulur =)
ee o zaman bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde çooook uzaklarda bir kız yaşarmış..ismimi ne? hmm japoncayı her ne kadar sevmesede biz kendisine 'chidojimiku' diyelim...ve her nekadar çooook uzaklarda dediysekte, artık onun ne zaman canı birşeyler yazmak, söylemek isterse koşup buraya gelicekmiş..ee burdan ilgililere duyrulur =)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)